ANA SAYFA
4. SINIF BELGELERİ
5. SINIF BELGELERİ
6. SINIF BELGELERİ
7. SINIF BELGELERİ
8. SINIF BELGELERİ
İNTERAKTİF BULMACALAR
DİN KÜLTÜRÜ AFİŞLER
SİSTEMDEN ÇIKIŞ
Ana Menu
 
Ana Sayfa
Afişler
Anlat(a)biliyorum
Büyük Risk
Din Dersi Siteleri
Din Kültürü
Dosyalar
Downloads
Dua Ayeteri
Efendimizin Ahlakı
Efendimizin Hayatı
E-Kabul Oyunu
Esmaül Hüsna
Flash Dosyalar
Güzel Sözler
İnteraktif Bulmaca
Peygamberler Tarihi
Sınavlar
Tanıyalım
Tanıtımlar
LGS Ders Notu
LGS Sorular
Bizi Tavsiye Et
İletişim
Hesabınız
Sistemden Çıkış
Tavsiye Linkler
 
  MEB
  EBA
  E-Okul
  Mebbis
  E-Devlet
  Egitim.gov.tr
  Meb Mevzuat
  Tebliğler Dergisi
  Öğretim Programları
  E-Mevzuat
  Resmi Gazete
  Ölçme Değerlendirme
  Diyanet İşleri Başk.
  Diyanet Mushaf
  Diyanet Kuran
  Diyanet Namaz
  Kuran Meali
  OSYM Gis
  OSYM
  Augis
  Türk Dil Kurumu
HZ. PEYGAMBER (SAV)'İN ÖRNEK AHLAKI
HZ. PEYGAMBER (SAV)'İN ÖRNEK AHLAKI
Hz. Peygamber Devri Kronolojisi
Mekke Dönemi
/ Medine Dönemi

PEYGAMBERİMİZİN KÖLELERE ŞEFKATİ

  • Peygamberimizin şefkat ve merhametinden en çok istifade eden sahipsiz ve kimsesiz insanların başında köleler geliyordu. İslâm nurunun ilk doğduğu sıralarda başta Bizans ve İran olmak üzere, Arabistan'da cahiliye âdetleri arasında kölelik bütün şiddet ve dehşetiyle devam ediyordu.
  • Kabileler arasındaki çarpışmalar, yağmalar dinmeden aralıksız sürüyordu. Bunun neticesinde düşman tarafın insanları—kadın, erkek, çocuk—esir almıyor, kölelik ve cariyelik teşvik ediliyor, genişletiliyordu. Hatta her kabilenin nüfusunun hemen yarısını köle ve cariyeler teşkil ediyordu. Bunlar en zor işlerde çalıştırılıyor, hayvandan aşağı görülüyorlardı.
  • Araplar köleleri hiçbir şekilde hürriyetlerine kavuşturmazlar, azad etmezlerdi. Köleler ömür boyu esir olarak bırakılırlardı.
  • İşte, Peygamberimizin insanlığa getirdiği en büyük değişikliklerden birisi de Allah'ın hür olarak yarattığı kimselerin köle olarak bırakılmalarını hoş görmemesidir.
  • Böylece bu zavallı insanlar rahat bir nefes almaya başladılar. Zalim insanların kölesi olmaktan çıkıp, en büyük hürriyet olan Allah'a kulluk mertebesine erme imkânı buldular.
  • Peygamberimiz, bu insanların hürriyetlerine kavuşmaları için her türlü çabayı sarf etmiş, bu hususta Ashabını teşvik etmiş, bilhassa Müslüman olan kölelerin bir an önce azad edilmeleri için başta Hz. Ebû Bekir olmak üzere zengin Sahabîleri teşvik etmiştir:
  • "Bir kimse mü'min bir köle azad ederse, Allah o kölenin her azası karşılığında kendisinin bir azasını cehennemden azad eder" buyurarak peşin mükâfatı müjdelemiştir.
  • Sahabîler tarafından bir emir olarak kabul edilen bu teşvik, kısa zamanda gerek kendi ellerinde bulunan ve gerek müşriklerin zulmü altında inleyen mü'min kölelerin azad edilmelerini netice vermişti.
  • Hz. Ebû Bekir'in, müşrik efendilerinden satın alarak işkenceden kurtardığı Müslüman kölelerin sayısı kırkı bulmuştu. Hz. Bilâl-i Habeşî ve Suheyb bin Sinan gibi meşhur Sahabîler bunlardan sadece ikisiydi.
  • Peygamberimiz kölelikten kurtulmuş insanları kendi hallerine bırakmaz, onları himaye eder, ticaret yapmak isteyenlere sermaye temin eder, iş kurmalarını sağlardı. Bazılarını da önemli görevlere getirirdi. Bilâl-i Habeşî'ye müezzinlik vazifesi vermiş, Zeyd bin Harise'yi ordu komutanlığına getirmiş, Ebû Rafi ve Hz. Sevban'ı kendi yanına alarak bizzat himaye etmişti.
  • Asırlardır devam eden bu kurumu bir anda tamamen kaldırmak o zamanın toplum yapısı içinde mümkün değildi. Her meselede olduğu gibi, bu hususta da Peygamberimiz tedrici, yani yavaş yavaş benimseterek kabul ettirme prensibine dikkat etmiş, hiçbir Sahabî-sini, kölesini azad etmesi için zorlamamıştır. Çünkü onların bazısı toprak sahibi idi, çalıştırmak için adama ihtiyacı vardı; bir kısmı da yalnızdı, hizmetçi kullanması gerekiyordu.
  • İşte Peygamberimiz, bu şekilde kölelerini azad etmeyip çalıştırmak isteyenlere de sıkı sıkıya tenbihte bulunuyor, köle ve cariyelerine karşı şefkatli davranmalarını söylüyor, eziyet ve hakarette bulunmamaları için ikaz ediyordu. En kısa zamanda da azad etmelerini tavsiye ediyordu:
  • "İhtiyacınız bitene kadar onlar size hizmet etsin. İhtiyacınız kalmayınca da azad edin" buyuruyordu.
  • Peygamberimiz kölelerin hak ve hukuklarına dikkat edilmesi konusunda o kadar titiz davranıyordu ki, Hz. Ali'nin rivayetine göre, "Resulullahın vefatından önce en son sözü 'Namaza dikkat edin namaza' ve 'Elinizin altında bulunan kölelerinize eziyet etmede Allah'tan korkun' idi."
  • Sahabîlerden birisi gelerek "Ya Resulallah, bir kölenin kaç suçunu bağışlayayım?" diye sordu.
  • Soru üç defa tekrarlandıktan sonra Peygamberimiz şöyle cevap verdi:
  • "Günde yetmiş defa affediniz."
  • Peygamberimiz, kölelere hiçbir şekilde eziyet edilmemesini, onlara hakarette bulunulmamasını, zarurî ihtiyaçlarının ihmal edilmemesini tavsiye ederdi.
  • Bir gün Hz. Ebû Zer kölesiyle birlikte yolda gidiyordu. Kendi sırtındaki elbisesinin aynısı kölesinin sırtında da bulunuyordu. Bu durum diğer Sahabîlerin dikkatini çekti. Ebû Zer'e şöyle dediler:
  • "Kölenin sırtındaki elbiseyi alsan, kendininkine eklesen içli dışlı güzel bir elbise olurdu, ona da başka bir giyecek verirdin."
  • Bunun üzerine Hz. Ebû Zer onlara Resulullahtan işittiği bir hadisi hatırlattı. Peygamberimiz şöyle buyuruyordu:
  • "Onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin hizmetinize vermiştir. Kimin kardeşi elinin altında ise, ona kendi yediğinden yedirsin, kendi giydiğinden giydirsin.
  • "Gücünün yetmeyeceği bir şeyi ona yüklemesin. Eğer yüklerse ona yardımcı olsun."
  • Daha önce köleler efendilerine "sahibim" manasında "rabbi" veya "rabbeti" derler, efendiler de kölelerine "kölem ve cariyem" diye hitap ederlerdi. Bu durumu hoş görmeyen Peygamberimiz şöyle buyurdu:
  • "Sahipleri kölelerine 'oğlum, kızım' desin, köleler de efendilerine 'seyyidi' (efendim) desin. Siz hepiniz kulsunuz, Rab ise ancak Allah'tır."
  • Peygamberimizin bu güzel davranışından ve engin şefkatinden dolayı hürriyetlerine kavuşan köleler kabile ve ailelerinin yanına gitmek istemez, Peygamberimizin hizmetinde bulunmayı, onunla birlikte olmayı tercih ederlerdi.
  • Zeyd bin Harise, azad edildikten sonra Peygamberimizi, babasına ve amcasına tercih etmiş, Resulullahla birlikte kalmayı arzu etmişti.
  • Yine bu coşkun şefkati gören müşriklerin köleleri Peygamberimize gelir, onun merhametinden imdat isterlerdi. Çok kere Peygamberimiz onların kurtuluş bedellerini verir, hürriyetlerine kavuştururdu.
  • Peygamberimizin bu merhametinden dolayı o zavallı insanlar da insan olmanın hazzını tadar, huzur ve rahat içinde yaşarlardı.

-- Hazırlayan: Maliki Alioğlu /// www.dersimizdin.org --

Üye Ol
 
Kullanıcı Girişi
 Hoşgeldin, Misafir

Üye Adı:
Şifre:
G. Kodu: G. Kodu
Kodu giriniz:
(Kayıt Ol)
Kastamonu
 
Kastamonu Valiliği
Kastamonu MEM
Kastamonu Belediyesi
Merkez Ortaokulu
Kastamonu İlkhaber
Nasrullah Gazetesi
Kastamonu Postası
Kastamonu Doğrusöz
Kastamonu Açıksöz
Kastamonu Gazetesi
Kastamonu Güncel
Kastamonudan Haber
Kastamonu Satranç
Ziyaretçi Sayacı
 
Pazartesi217
Salı162
Çarşamba157
Perşembe152
Cuma152
Cumartesi160
Pazar201
Toplam:168051
En Çok:663
Toplam Giriş
 
Şu ana kadar
713805
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Temmuz 2016
Webmaster : Maliki ALİOĞLU Bu sitenin tüm hakları Maliki Alioğlu"na aittir. En iyi görüntü için 1024x768 pixel tercih edin.
Sitenin yayına başlama tarihi : Ağustos 2007 Her Hakkı Saklıdır...
Bu sitede kesinlikle ticari bir amaç yoktur.


Web sitemiz PHP-Nuke (© 2004) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.